Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için norma aykırı davranışın yeterli olmadığı, objektif cezalandırma şartlarından birinin gerçekleşmesi gerektiği ve objektif cezalandırma şartı öngörülen şuçlarda teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçeleriyle beraat kararı verilmişse de; TCK"nın 257. maddesi genel, tali ve tamamlayıcı bir hüküm olup görevi kötüye kullanma suçunun oluşumu için eylemin Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanmamış olması gerektiği gözetildiğinde, sanığın eylemlerinin kamu kurumunu aracı kılmak suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmadan teorik olarak yerinde ancak dosya kapsamına uygun bulunmayan gerekçeler ve yetersiz incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.