Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Uyulan bozma ilamında belirtildiği gibi sanığa yüklenen suçun sübutu halinde ancak görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun 765 sayılı TCK"nın 240. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen yedi yıl altı aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 26/04/2005 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5237 sayılı TCK"nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.