Taksirle yaralama suçundan suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine ilişkin hüküm, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Olay günü suça sürüklenen çocuğun, gündüz meskun mahalde yer alan iki yönlü yolda seyir halinde iken gidiş istikametine göre solunda yer alan sokağa girmek istediği sırada karşı istikametten gelen katılanların içinde bulunduğu araçla çarpışması neticesinde, iki kişinin yaralandığı olayda, suça sürüklenen çocuğun aşamalarda verdiği istikrarlı beyanlarında, babasından habersiz arabayı aldığını, trafiğe ilk kez çıktığını acemi olduğunu ve sol kolunun sargılı olduğunu, sola dönmek için sinyal vermek istediğini ancak sol elini bükemediğini sağ eli ile sinyal vermek istediği sırada bir an önüne bakamadığını bu esnada karşı şeride geçtiğini ve kazanın meydana geldiğini ifade etmesi karşısında, suça sürüklenen çocuğun ehliyetinin olmamasının tek başına bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında yeterli olmayacağı ancak araç sevk ve idare etmekte acemi olan ve sol kolunun sarılı olması nedeniyle direksiyon hakimiyeti sağlayamayan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK"nın 22/3. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuk hakkında basit taksirden hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayinine hükmedilmesi, Kabule göre de; TCK"nın 50/3. maddesi uyarınca, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen 3 ay 10 gün hapis cezasının TCK"nın 50/3. maddesi gereğince seçenek yaptırımlara çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi; Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.