Resmi Belgede Sahtecilik - Zincirleme Suç - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11-98 Esas 2010/143 Karar Sayılı İlamı

Abaküs Yazılım
11. Ceza Dairesi
Esas No: 2010/11-98
Karar No: 2010/143
Karar Tarihi: 08.06.2010

Resmi Belgede Sahtecilik - Zincirleme Suç - Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/11-98 Esas 2010/143 Karar Sayılı İlamı

 

 

11. Ceza Dairesi 2010/11-98 E., 2010/143 K.

11. Ceza Dairesi 2010/11-98 E., 2010/143 K.

  • RESMİ BELGEDE SAHTECİLİK
  • ZİNCİRLEME SUÇ

 

  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 43 ]
  • 5237 S. TÜRK CEZA KANUNU [ Madde 204 ]
  • 5252 S. TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ÅžEKLİ ... [ Madde 9 ]
  • 2797 S. YARGITAY KANUNU [ Madde 14 ]

"İçtihat Metni"

Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık C... Ü...’ün, 765 sayılı TCY’nın 349/2. maddesi yollamasıyla 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıl¬

¬masına iliÅŸkin Manisa Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.12.2005 gün ve 402-505 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 18.11.2009 gün ve 775-14327 sayı ile;

“Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluÅŸa ve soruÅŸturma sonuçlarına uygun ÅŸekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüÄŸe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla deÄŸiÅŸik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Åžekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek ÅŸekilde gösterilip birbiriyle karşılaÅŸtırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuÅŸ ve incelenen dosyaya göre verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiÅŸ olduÄŸundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi onanmasına”

” karar verilmiÅŸtir.

Yargıtay C. BaÅŸsavcılığı ise, 20.04.2010 gün ve 72746 sayı ile;

“Sanık C..."un, müÅŸteki S..."ın aynı hesap numarası üzerinden keÅŸide edip kendisine verdiÄŸi 30.08.2000 ve 27.09.2000 keÅŸide tarihli iki adet çekin, keÅŸide tarihlerini tahrifatla 20.01.2001 ve 27.01.2001 olarak deÄŸiÅŸtirdikten sonra, tahrif ettiÄŸi iki adet çeki, beraat ettirilen sanık Gürsel"e aynı anda teslim ettiÄŸi, bu durumun Gürsel"in, 16.01.2002 tarihli duruÅŸmadaki beyanından açıkça anlaşılmış olması ve 5237 sayılı TCK 43/1 maddesinde, 765 sayılı TCK 80. maddesinden farklı olarak, ‘

‘deÄŸiÅŸik zamanlarda’ denilmek suretiyle aynı anda iÅŸlenen eylemlerde zincirleme suça iliÅŸkin hükümlerin uygulanması olanağının bulunmaması karşısında, sanık C... için, lehe yasanın 5237 sayılı TCK 204/1 maddesi olduÄŸu halde, Yüksek Dairenin, yerel mahkemenin, sanık C...hakkında müteselsil suç oluÅŸtuÄŸundan bahisle 765 sayılı TCK 342/1, 80. maddeleri uyarınca vermiÅŸ olduÄŸu mahkûmiyet kararını onamış olmasının, yerinde olmadığı düÅŸünüldüÄŸünden, onama kararının kaldırılmasına karar verilmesi”

” istemiyle itiraz yasa yoluna baÅŸvurmuÅŸtur.

Dosya Yargıtay Birinci BaÅŸkanlığına gönderilmekle, Ceza Genel Kurulunca deÄŸerlen¬

¬dirilmiÅŸ ve açıklanan gerekçelerle karara baÄŸlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Sanık C... Ü...ün, resmi belgede sahtecilik suçundan 765 sayılı TCY’nın 349/2. maddesi yollamasıyla 342/1 ve 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıl¬

¬masına karar verilen somut olayda, Özel Daire ile Yargıtay C. BaÅŸsavcılığı arasında oluÅŸan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuÅŸmazlık; iki adet çek yaprağı üzerinde tahrifat yapan sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulurken zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı ve buna baÄŸlı olarak da somut olayda hangi yasanın sanık lehine olduÄŸunun belirlenmesine iliÅŸkindir.

Ceza hukukunda yasadaki suç tanımına uygun olarak gerçekleÅŸen her netice ilke olarak ayrı bir suç oluÅŸturur ve fail kaç netice meydana getirmiÅŸ ise o kadar suç iÅŸlemiÅŸ sayılarak her birinden dolayı ayrı ve bağımsız cezalandırılır. Ancak bazı hallerde birden fazla netice meydana gelmiÅŸ olsa bile, faile meydana gelen netice kadar ceza verilmeyerek tek bir ceza verilmesi ile yetinilir. Birden fazla neticenin meydana gelmesine karşın faile tek ceza verilmesini gerektiren hallerden biri de zincirleme suçtur. Zincirleme suçta faile tek ceza verilirken, yasanın öngördüÄŸü miktarda bir artırım da yapılması sözkonusudur.

Zincirleme suç, 765 sayılı Yasanın 80. maddesinde; “

“Bir suç iÅŸlemek kararının icrası cümlesinden olarak kanunun aynı hükmünün bir kaç defa ihlal edilmesi, muhtelif zamanlarda vaki olsa bile bir suç sayılır”

” ÅŸeklinde düzenlenmiÅŸken, 5237 sayılı Yasanın 43/1 maddesinin konumuza iliÅŸkin ilk cümlesinde; “

“Bir suç iÅŸleme kararının icrası kapsamında, deÄŸiÅŸik zamanlarda bir kiÅŸiye karşı aynı suçun birden fazla iÅŸlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir”

” biçiminde düzenlenmiÅŸtir.

765 sayılı TCY’nda yer alan “

“muhtelif zamanlarda vaki olsa bile”

” ifadesi karşısında, aynı suç iÅŸleme kararı altında birden fazla suçun aynı zamanda iÅŸlenmesi durumunda diÄŸer koÅŸulların da varlığı halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi olanaklıdır. Nitekim 765 sayılı TCY’nın yürürlüÄŸü zamanında bu husus yargısal kararlarla kabul edilmiÅŸ ve uygulama bu doÄŸrultuda yerleÅŸmiÅŸtir. 5237 sayılı TCY’nın 43/1 maddesinde bulunan, “

“deÄŸiÅŸik zamanlarda”

” ifadesi nedeniyle zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, suçların mutlaka deÄŸiÅŸik zamanlarda iÅŸlenmesi gereklidir ki bunun sonucu olarak, aynı maÄŸdura, aynı zamanda, aynı suçun birden fazla iÅŸlenmesi durumunda tek suçun oluÅŸacağı kabul edilmiÅŸtir. Bu halde zincirleme suç hükümleri uygulanarak artırım yapılamayacak ancak bu husus TCY’nın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde göz önüne alınabilecektir.

Burada “

“aynı zaman”

” ve “

“deÄŸiÅŸik zaman”

” kavramları üzerinde de durulmalıdır. Yasada bu konuda bir açıklık bulunmadığından ve önceden kesin saptamaların yapılması olanaklı olmadığından, bu husus her somut olayın özelliÄŸi gözönüne alınarak deÄŸerlendirilmeli ve eylemlerin “

“deÄŸiÅŸik zamanlarda”

” iÅŸlenip iÅŸlenmediÄŸi belirlenmelidir. Bu baÄŸlamda “

“aynı zamanda”

” kavramı dar yorumlanmayarak, çok kısa zaman aralıkları da, aynı zaman dilimi olarak kabul edilmelidir. Bu bakımdan birden fazla belge üzerindeki sahteciliÄŸin kısa zaman aralığında yapılmış olması ya da birden fazla sahte belgenin kısa zaman aralığında üretilmiÅŸ olması halinde de bunların aynı zamanda düzenlendiÄŸinin, baÅŸka bir ifadeyle “

“deÄŸiÅŸik zamanlarda”

” düzenlenmediÄŸinin kabulü zorunludur.

5237 sayılı Yasanın 43/1. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için,

a- Aynı suçun deÄŸiÅŸik zamanlarda birden fazla iÅŸlenmesi,

b- İşlenen suçların maÄŸdurlarının aynı kiÅŸi olması,

c- Bu suçların aynı suç iÅŸleme kararı altında iÅŸlenmesi gerekmektedir.

5237 sayılı Yasanın 43/1 maddesinin açıklığı karşısında öÄŸretide de, zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için suçların farklı zamanlarda iÅŸlenmesi gerektiÄŸi konusunda görüÅŸ birliÄŸi bulunmaktadır.

Nitekim 2797 sayılı Yargıtay Yasası’nın 14. maddesi uyarınca evrakta sahtecilik suçlarına iliÅŸkin hükümlerin temyiz incelemesini yapmakla görevli olan Yargıtay 11. Ceza Dairesi de, 5237 sayılı TCY’nın yürürlüÄŸe girmesinden sonra, birçok kararında 765 sayılı TCY’nın 80 ve 5237 sayılı TCY’nın 43/1 maddeleri arasında bu noktadaki farkı vurgulamakta ve aynı anda birden fazla sahte evrakın düzenlenmiÅŸ olması halinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağını ve bu hususun temel cezanın tayininde gözönüne alınması gerektiÄŸini vurgulamaktadır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay deÄŸerlendirildiÄŸinde;

Sanığın, katılandan aynı anda aldığı birer milyar TL bedelli iki adet çekin keÅŸide tarihlerini deÄŸiÅŸtirerek parafladığı ve arkasını ciro ederek beraat eden diÄŸer sanığa olan borcuna karşılık verdiÄŸinde bir uyuÅŸmazlık bulunmamakta, sanığın suça konu iki adet çek yaprağı üzerindeki sahteciliÄŸi de dosya içeriÄŸi karşısında aynı zaman dilimi içinde gerçekleÅŸtirdiÄŸinin kabulü gerekmektedir.

Yapılan bu tespitten sonra lehe yasanın belirlenmesine gelindiÄŸinde; resmi belgede sahtecilik suçunun düzenlendiÄŸi 5237 sayılı TCY’nın 204/1 maddesinde öngörülen ceza miktarı 2 ila 5 yıl, 765 sayılı TCY’nın 342/1 maddesinde ise 2 ila 8 yıl hapis cezasıdır. Yerel mahkeme her iki yasayı karşılaÅŸtırırken 765 sayılı TCY’nın 342/1 ve 80 ile 5237 sayılı TCY’nın 204/1 ve 43/1 maddelerini uygulayarak 765 sayılı Yasanın lehe olduÄŸu sonucuna ulaÅŸmıştır. İki adet çek yaprağı üzerinde aynı zaman diliminde yapılan sahtecilikten dolayı sanık hakkında 765 sayılı TCY’nın 80. maddesinin uygulanması olanaklı ise de, 5237 sayılı TCY’nın 43/1 maddesi, madde metninde yer alan “

“deÄŸiÅŸik zamanlarda”

” ibaresi nedeniyle uygulanmamalı, ancak bununla birlikte birden fazla çek yaprağı üzerinde sahtecilik yapılmış olması olgusu Yasanın 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında gözönüne alınmalıdır.

Bu itibarla, tüm bu hususların deÄŸerlendirilerek 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Åžekli Hakkında Yasa’nın 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCY ile sonradan yürürlüÄŸe giren 5237 sayılı TCY’nın yukarıda açıklandığı ÅŸekliyle ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaÅŸtırılması suretiyle lehe yasanın yerel mahkeme tarafından tespiti gerekmektedir.

Bu itibarla Yargıtay C. BaÅŸsavcılığı itirazının kabulü ile Özel Daire onama kararının kaldırılmasına ve yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- Yargıtay C. BaÅŸsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2- Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.11.2009 gün ve 775-14327 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

3- Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 21.12.2005 gün ve 402-505 sayılı hükmünün BOZULMASINA,

4- Dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay C. BaÅŸsavcılığına TEVDİİNE, 08.06.2010 günü yapılan müzakerede oybirliÄŸiyle karar verildi.
 

 

 

Bu web sitesi, sisteminin bir üyesidir.