10. Hukuk Dairesi 2016/124 E. , 2016/1396 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır.
Dava şartları, ön inceleme aşamasında incelenir. Eksik olan dava şartı, belli bir süre verilerek giderilebilecek nitelikte ise, mahkemece, usûl ekonomisi uyarınca dava hemen reddedilmeyip ilgili tarafa kesin süre verilmeli, kesin süre içinde eksiklik giderilmez ise dava usûlden reddedilmelidir.
Dava şartları; yargı yetkisi, yargı yolu, görev, kesin yetki, davada iki tarafın bulunması, taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davaya vekâlet ehliyeti ve geçerli vekâletname bulunması, davayı takip yetkisi, davacı tarafından gider avansının yatırılması, teminat gösterilmesine ilişkin kararın yerine getirilmemesi, hukukî yarar, davanın derdest olmaması ve kesin hüküm bulunmamasıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114’üncü maddesinin (i) bendi uyarınca “aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartları arasında düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 115’inci maddesi gereği bu durum kamu düzeni ile ilgilidir ve davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır.
Anılan madde metninde belirtildiği üzere kesin hüküm; açılan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açılıp kesin hükme bağlanmış olmasıdır. Bu bağlamda kesin hükmün söz konusu olabilmesi için tarafları, sebepleri ve konusu aynı olan davanın iki defa ayrı ayrı açılmış olması ve birinde verilen hükmün kesinleşmiş olması gerekir.
Davanın konusuz kalması ise tamamen farklı bir kavram olup, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir olay nedeniyle dava konusunun ortadan kalkması; eş söyleyişle tarafların, davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmaması halinde, bu olayın hükümde göz önüne alınması ve mahkemenin, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.
Davaya konu somut olayda; davacıya 01.05.2011 – 24.04.2015 tarihleri arasında ödenmesi gereken yaşlılık aylıkları için hesaplanacak 7.916,90 TL yasal faizin tahsiline karar verilmesinin istendiği; ancak davacının 21.12.2012 tarihinde kendisine 01.05.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle aynı mahkemede davalı Kuruma karşı açtığı davanın 23.10.2013 gün 379 / 433 sayılı kararla kabulüne karar verilerek Dairemizin 19.02.2015 gün 26697 / 2672 sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğinin ve eldeki dava ile tarafları, sebepleri ve konusunun aynı olduğunun anlaşılması karşısında; davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerekirken; kesinleşen ilamın icrası kapsamında talep edilen bedelin ödendiğinden ve konusuz kaldığından bahisle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.