Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılanların beyanları, aksi kanıtlanamayan savunma ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın yüklenen suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; Yüklenen suçu TCK"nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği halde, sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi gereğince, ayrıca, bu fıkradaki hak ve yetkileri kullanmasının yasaklanması gerektiği gözetilmeden, TCK"nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi, Hükümden sonra 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.