8. Hukuk Dairesi Esas No: 2017/1116 Karar No: 2017/3762 Karar Tarihi: 16.03.2017
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2017/1116 Esas 2017/3762 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Davacı, babasının hukuki ehliyetini kaybettiğini ve birisinin kendisine vasi atanmasını istediğini belirterek dava açmıştır. Mahkeme, işlerini görebilecek güce sahip olmayan ve sürekli yardıma muhtaç olduğuna dair raporlar doğrultusunda babanın kısıtlanmasına karar vererek, vasi olarak kısıtlı adayının oğlu davacıyı atamıştır. Ancak yapılan inceleme sonrasında kısıtlı adayının Türk Medeni Kanunu'nun 405 ve 406. maddelerde belirtilen koşulları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği hükmedilmiştir. 405. maddede, akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanırken, 406. maddede ise savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.
8. Hukuk Dairesi 2017/1116 E. , 2017/3762 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Vasi Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün kısıtlı adayı ile Şahin Günay ve Mehmet Günay tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde, kısıtlı adayı babası ... "in hukuki ehliyetini kaybettiğini, taşınmazlarını elden çıkardığını bildirerek babasının kısıtlanarak çocuklarından birisinin kendisine vasi atanmasını istemiştir.Mahkemece, aldırılan rapor içeriğine göre kısıtlanması istenenin işlerini görebilecek güce sahip olmadığı, sürekli yardıma muhtaç olduğu gerekçesi ile ..."ın kısıtlanmasına, vasi olarak kendisi ile ilgilenen, aralarında menfaat çekişmesi bulunmayan oğlu davacının vasi olarak atanmasına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu"nun 405. maddesinde "Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır. Görevlerini yaparlarken vesayet altına alınmayı gerekli kılan bir durumun varlığını öğrenen idari makamlar, noterler ve mahkemeler, bu durumu hemen yetkili vesayet makamına bildirmek zorundadırlar." 406. maddesinde ise "Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır." hükümleri yer almaktadır. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, ... Devlet Hastanesi"nin 19.06.2015 günlü raporunda kısıtlı adayının akli dengesinin akıllıca yaşam sürmek için yeterli olduğu, fiziksel engeli nedeni ile yardıma muhtaç bulunduğu,iradesinin verdiği kararlar ve hareketleri üzerinde olumlu etki yaratacağı, başkalarını tehdit etmeyeceği, muhafaza altına alınmasına gerek olmadığı, vasi tayini gerekmeyeceği saptanmıştır. Savurganlıkla ilgili bir açıklama da yapılmamıştır. Tapu sicil bilgilerine göre 8 parça taşınmazı adına kayıtlı olup, satış iddiası ile ilgili olarak, mal varlığı göz önünde bulundurulduğunda kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan bir durum bulunmamaktadır. Mahkemece de dava Türk Medeni Kanunu"nun 405. maddesi kapsamında değerlendirilmiş olmakla birlikte sağlık yönünden aldırılan rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Türk Medeni Kanununun 405. ve 406 maddesi koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle kabulü doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK"nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.